12. Hukuk Dairesi2015 ve Öncesi YıllarTehir-i İcra (İİK 36)

Haciz tarihi, itirazın iptaline dair verilen karardan sonra, ancak mehil vesikası verilmesinden önce olup, şikayet tarihinde, borçlu Yargıtay’ın ilgili dairesinden tehiri icraya dair karar getirememiş ise de,  tehiri icra kararı alınmış olduğundan, bu kararın takibi olduğu yerde durduracağı ve  karardan önce uygulanan haciz işlemlerini ortadan kaldırmayacağı

Haciz tarihi, itirazın iptaline dair verilen karardan sonra, ancak mehil vesikası verilmesinden önce olup, şikayet tarihinde, borçlu Yargıtay’ın ilgili dairesinden tehiri icraya dair karar getirememiş ise de,  tehiri icra kararı alınmış olduğundan, bu kararın takibi olduğu yerde durduracağı ve  karardan önce uygulanan haciz işlemlerini ortadan kaldırmayacağı, bu durumda borçlunun mehil vesikasını almadan önce alacaklının alacağını temin için borçlunun araçlarını ve banka hesaplarını haczettirmesinde yasaya uymayan bir yön olmadığı-

Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, takibe karşı yapılan itirazın kısmen iptaline dair mahkeme kararının tehiri icra istemli olarak temyiz edildiği, yeterli ve geçerli teminat verilmesine rağmen alacaklı tarafından  haciz talebinde bulunularak araçları ve banka hesaplarındaki paralara haciz konulduğu iddia edilerek teminat gösterilip mehil vesikası alınmış olması sebebi ile hacizlerin kaldırılması talep edilmiş, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.

Mehil vesikası verilmesi ve bilahare tehiri icra kararının sunulması sadece takibi olduğu yerde durdurur, daha önce yapılmış olan hacizlerin kaldırılmasını sağlamaz.

Somut olayda, alacaklının talebi ile 31.10.2014 tarihinde borçlunun araçlarına ve banka hesaplarına haciz işlemi yapıldıktan sonra teminatın kabulüne dair kararın alınması üzerine 11.11.2014 tarihinde 60 günlük  mehil vesikası verilmiş ve borçlu  vekilince aynı tarihte hacizlerin de fekki talep edilmiştir. Bu durumda haciz tarihi, itirazın iptaline dair verilen karardan sonra, ancak mehil vesikası verilmesinden öncedir. Her ne kadar şikayet tarihinde borçlu Yargıtay’ın ilgili dairesinden tehiri icraya dair karar getirememiş ise de, yukarıda izah edildiği üzere tehiri icra kararı alınmış olsa bile bu karar takibi olduğu yerde durdurur, karardan önce uygulanan haciz işlemlerini ortadan kaldırmaz.

O halde borçlunun mehil vesikasını almadan önce alacaklının alacağını temin için  borçlunun araçlarını ve banka hesaplarını haczettirmesinde yasaya uymayan bir yön olmayıp mahkemece  şikayetin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

12. HD. 15.09.2015 T. E: 10025, K: 21207

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu